Kayıtlar

Eylül, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İnsan, insan için bir Tanrıdır.

  17. yüzyılın en önde gelen filozoflarından biri olan Barauch Spinoza Yahudilik ortamında ve o eğitimle yetişti, sonra onu terk ederek gevşek biçimde laik Hristiyanlık denebilecek bir inancı tercih etti, genel olarak da Tanrı ve din konusunda ortodoksiye sığmayan bir bakış ileri sürdü. Daha sonra da Yahudi cemaatinden, dini dogmalara karşı düşünceleri nedeniyle aforoz edildi. Rasyonalizmi savundu. Spinoza’nın amacı bizi neyin mutlu ettiğini araştırmaktır. Onun için bu, tutkularımızı ve duygularımızı aklın kontrolünde tabi kıldığımızda gerçekleşir. Tümdengelim yöntemini sıkı bir şekilde kullanır. Spinoza döneminin diğer filozofları gibi Tanrı’yla bitirmez, Tanrı’yla başlar. Spinoza monisttir; Her şey mantıksal hem de nedensel olarak Tanrı’ya itilebilir. Yani Tanrı tek ve ebedi tözdür. Tanrı bir başlangıcı temsil etmez çünkü o hep vardır. Varolan her şeyin onda olduğu onun dışında bir şey olmadığı tözdür. İnsanlar da her zaman varolan Tanrı’nın dünya üzerinde bir varoluş halidir....

Dünyanın bir geleceği olacaksa şayet, bu el koyup sahiplenenin değil, paylaşmanın geleceği olacaktır.

  İnsanlık nereye koşuyor? Sahiplenmenin mi yoksa paylaşmanın mı çağına? Bana göre dünyanın bir geleceği olacaksa, bu paylaşmanın geleceği olacaktır. Kim bizim geleceğimize el koyuyor? Bu sorulara ve daha fazlasına kendimce cevap verecek olursam, bence insanlık da nereye koştuğunu bilmiyor özellikle büyük şehirlerde kapitalizmin de getirmiş olduğu insanları acele etmeye, sürekli bir yere yetişmeye mecbur bırakan bir sistem var. Peki bu sistemi kim yönetiyor? Yani demek istediğim bizim hem geleceğimize el koyan aynı anda bizi buna yetişmeye zaruri kılan nedir? Bence bunların hepsinin cevabı yine insanlık, insanlığın kendi yaratmış olduğu canavar -kapitalizm- ve getirileri. Paylaşmaya gelecek olursak, size ufak ama basit bir şekilde şöyle anlatabiliriz, paylaşmayı doğa ile, güneşin ışığını saklamaması ya da bir nehrin herkese su vermesiyle bağdaştırabilirsiniz. Ama bizden bu içgüdüyü büyüdükçe çekip atan bir şey var, toplumları paylaşımdan uzaklaştıran herkesi birbirine düşman eden. ...